Geçimini de yazarak idame ettiriyordu. Babası da aynı şekilde yaşamıştı. Eli kalem tutmaya başladığından beri yazmıştı. Sonraları daktilo çıktığında onu kullanmak zorunda kalmıştı. Başlarda epey zorlanmıştı ama çabuk da öğrenmişti.
Babasından kalan daktilo ile yazıyordu. Evinde tabi ki. Çok gürültü çıkardığı için iş yerinden daktilosunu kullanmasına izin vermemişlerdi. Gıcır gıcır bir daktilo almışlardı. Sonradan da bilgisayar çıkmıştı zaten. Artık bilgisayarda çok hızlı bir şekilde yazıyordu.
Bazen bu kadar şeyi nasıl yazabildiğini düşünürdü. Cevap bulamazdı her seferinde ve her seferinde "Genimizde var herhalde." derdi.
Bazen bu kadar şeyi nasıl yazabildiğini düşünürdü. Cevap bulamazdı her seferinde ve her seferinde "Genimizde var herhalde." derdi.
Yazmanın genlerle alakalı bir şey olmadığını biliyordu elbette ama babasının da bu işi çok iyi yapabiliyor olmasına başka bir anlam veremiyordu.
Bütün bunları düşünmüş müydü gerçekten? Lavaboya gireli kaç dakika olduğunu kestiremedi. En çok da kadınlar tuvaletine girmek zorunda olmasından nefret ediyordu. Kocaman adliye sarayının kocaman tuvaletinin kocaman aynasına doğru eğildi. Makyajını kontrol ediyordu. Biraz önce düşündüklerini düşündü. Aslında hep düşündüğü şeyleri. Sonra duymaya alışkın olduğu bir ses yankılandı kulaklarında:
-Yaz kızım!
İrkildi. Arkasına, sağına soluna baktı. Kimse yoktu. Güldü kendi kendine. Bir erkek gibi küfretti. Birisi bu küfrünü duysa hakkında farklı şeyler düşünebilirdi.
Babasını düşündü sonra. Ne güzel şeyler yazmıştı. Oysa kendisi...
Bütün bunları düşünmüş müydü gerçekten? Lavaboya gireli kaç dakika olduğunu kestiremedi. En çok da kadınlar tuvaletine girmek zorunda olmasından nefret ediyordu. Kocaman adliye sarayının kocaman tuvaletinin kocaman aynasına doğru eğildi. Makyajını kontrol ediyordu. Biraz önce düşündüklerini düşündü. Aslında hep düşündüğü şeyleri. Sonra duymaya alışkın olduğu bir ses yankılandı kulaklarında:
-Yaz kızım!
İrkildi. Arkasına, sağına soluna baktı. Kimse yoktu. Güldü kendi kendine. Bir erkek gibi küfretti. Birisi bu küfrünü duysa hakkında farklı şeyler düşünebilirdi.
Babasını düşündü sonra. Ne güzel şeyler yazmıştı. Oysa kendisi...
Yazıyordu kendisi de bazen ama çoğu zaman birinin "Yaz kızım!" demesi gerekiyordu.
Alnına baktı aynada. Kırışmış ve terlemişti. Bıyık ve sakallarının yer aldığı bölgeler de onları tamamen aldırdığından beri daha az terliyordu.
Kadınlar tuvaletinde olduğunu hatırladı tekrar...
Alnına baktı aynada. Kırışmış ve terlemişti. Bıyık ve sakallarının yer aldığı bölgeler de onları tamamen aldırdığından beri daha az terliyordu.
Kadınlar tuvaletinde olduğunu hatırladı tekrar...
Biraz önce "Yaz kızım!" diyen adama ettiği küfrü tekrarladı. Alnına baktı tekrar. Terlemişti. Peruğunu düzeltti. Biraz geri çekilip kendine boydan baktı. Kadınsı yürüyüşünü takınırken "ekmek parası" dedi içinden.
Ve yazmaya gitti...
Ve yazmaya gitti...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder