Padişah edasıyla seyrediyorum boğazı Sarayburnu'ndan...
Mustafa Reşit'in titrek sesi
ve halkın uğultusu...
ferman okunuyor...
Bir artıyor sesler
bir azalıyor...
Birden dumanlar yükseliyor Haydarpaşa'dan...
Haykırıyor martılar,
yardım istiyorlar...
yemiyorlar atılan simitleri...
Derken akşam ezanı okunuyor
ve kesiliyor martıların sesleri...
Işıkları sönüyor Haydarpaşa'nın
ardından yağmur başlıyor...
Yangın da sönüyor ama
trenler susuyor...
Kavuşmuyor artık sevenler birbirine,
hasretler başlamadan bitiyor...
Sadece flaşlar patlıyor Haydarpaşa'nın duvarlarında,
müzik sesleri yükseliyor,
kahkahalar...
Tevfik'in "Sis"i geliyor aklıma...
ben sövemem İstanbul'a,
üflüyor dağıtıyorum bütün sisi...
ve susuyorum...
Şimdi ise gözleri kapayıp
İstanbul'u dinleme vakti...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder