Çok uzun yıllar önce küçük bir kıtada yaşayan insanlar vsrdı. Burayı ele geçirmek isteyen kırmızı insanlar vardı.
Kıtada yaşayan insanlar her türlü savaşa hazırdı. Çünkü bulundukları yer müthiş bir yerdi. Dans eden ağaçlar, konuşan dağlar, dinozorlar... Böyle bir yere sahip olmak isteyen başkaları da olacaktı. Ve beklenen büyük gün geldi.
Karşılarına binbir çeşit hayvanla gelen kırmızı insanlar herkesi şaşırtmıştı. Maymunlar, sincaplar, aslanlar, dinozorlar hepsi savaştaydı. Orada yaşayan insanların sadece ateş püskürten ve karşısındakileri donduran dinozorları vardı. Savaş başlamıştı.
Kırmızı insanlar hayvanları yollamış ve kendileri de mavi bir ışın silahı ile saldırıyordu. Çok etkili silahları olsa da ateş püskürten ve donduran dinozorlar onları çok zorluyordu. Savaş devam ettikçe ikisinde de çok kayıp vardı. Ama dinozorlar öldükçe ağaçlar dinozor doğuruyordu. Savaş tüm hızıyla devam ederken çok güçlü ordusu ve silahları olan Ahmet Rasim Paşa bu savaşı duymuş ve yola koyulmuştu. İki taraf savaşırken Ahmet Rasim Paşa aklını kullanıp iki taraf güçsüz kalınca saldıracaktı.
İki tarafta da çok kayıp vardı. Ahmet Rasim Paşa ışın makineleriyle savaşanları öldürdü. Kıtanın etrafını sarmıştı. O kıtayı ele geçiren Ahmet Rasim Paşa dünyayı ele geçirmek istiyordu. Robotlardan oluşan ordusu buna hazır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder