Kapitalizm, sistem, uyku, iş, eğitim, tekdüze, anne, evlilik, çocuk, üşengeçlik, müdür, çevre, sevgili, isyaaeann, beklentiler, memur, lanet, sövmek, tıraş, mecburiyet, erken yatmak, gelecek, para, ek iş, araba, erken kalkmak, ev, çocuk, lanet, isyaaean, uyku, sövmek, tıraş, gelecek, uyku, sövmek, sistem, lanet, gelecek, mecburiyet, uyku, sistem, lanet, mecburiyet...
Yataktan kalkıp tuvalete gidene, tuvaletten çıkıp lavaboya geçip de buz gibi suyu yüzüne çarpana kadar aklından geçen kelimelerdi bunlar. Hatta yüzünü yıkarken de aklındaydılar.
Banyo, duş...
Evet bunları unutmuştu...
Hareketlerini hızlandırdı. Yapması gerekenleri sıraya koydu. Biraz önce aklından geçenler durmadan araya giriyordu.
"Lanet!" dedi, "Dağılın ulan!" manasında...
Lanet olmadı ama dağıldılar. En azından bir sonraki böyle bir sabaha kadar. Bazı sabahlar acayip derecede mutlu uyanırken bazen de sanki gece birlikte yatmışlar gibi bu kelimelerle uyanıyordu.
"Bilinçaltı!" dedi, kendi kendine. En çok da kendisiyle konuşmayı seviyordu.
Yani bazen.
Bazen insanın kendini bile anlayamadığı zamanlarda kendisini alır karşısına konuşurdu. Bazen zorla oturtur konuşurdu. Sonucu hep olumlu olurdu.
"Amma çok bazen dedim." diye düşündü.
"Hem nereden geldim şimdi buraya? İsyan etmiyor muyduk biz?" diye sordu kendine isyan edemeyen adam...
İsyan eden bir tarafını aradı ama bulamadı.
Zaten hiç isyan etmemişti ki isyan edemeyen adam...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder